Şimdi Sen Ağlarsında…

Hayat, güzel bir aşk’la başlar. mükemmel olan aşk, her şeye kadir olan aşk, bakışlarınızı, gözlerinizi ve sizi aşkın büyüsüne kaptıran milyonlarca güzelliği ile aşk.

Günler nedense çok hızlı geçer bu zamanlarda, farkına varamadığınız, tutmayı başaramadığınız o “zaman”, gözlerinizin önüne pembe bir toz bulutuyla yolculuk yaptırır.

Birden bire o büyük şairin mektuplarında geçen bi cümleyi hatırladım; “Sağ elimin ustalığındansa sol elimin acemiliğini tercih ederim.”  ve Sevgili Mehmet Aslantuğ’un Sıcak Saatler dizisinde söylediği “şimdi sen ağlarsın da” repliği.

***
Güzel kız, aşk mektupları konusunda ne yazık ki sicilim seninki kadar parlak değil. Bir zamanlar, mahalledeki kızlara bol bol ciklet dağıtırdım. Dağıtmadan önce de cikletlerin içindeki artist fotoğraflarını çıkartır onların yerine küçük kağıtlara yazdığım aşk mektuplarını yerleştirirdim. E bu yaptığımın ahlaki yönü elbetteki tartışılabilir. Ancak, kim geçmişinin her anıyla gurur duyabilir ki?

Bu gece nehrin kenarında senin için bir ateş yakıcam. Alevler birkez daha bu gecenin anısı üstüne vuracak. Dünyanın bütün çingeneleri bu gece benim için toplanacak ama ben, içlerinden yalnız birini görücem ve ömrümün sonuna kadar hep seni düşünücem. yer yüzünün bütün kumsallarında yakılmış bütün ateşler, biz öldükten sonra bile hep bizi hatırlayacaklar.

***

Oysa ne güzel olurdu şimdi yanında olup kollarımı kocaman açıp boynuna kocaman sarıldıktan sonra ” Hey! dünyanın en güzel kalpli kadını seni sonsuza kadar kucaklamaya geldim” demek.

Ayrılık yerinde solan bi çiçektir” demiş şirin biri ama içimdeki bu zehirli çiçek yakamı bırakmadı güzel kız, bırakmadı. Aksine yokluğun onu daha da büyüttü. Ben bu çiçeği artık birlikte soldurmak istiyorum. Hayatın bizden çaldığı zamanları geri almak istiyorum. Seninle birlikte geçen günleri çok özledim. O gün gelinceye kadar da dimdik ayakta durmaya çalışıyorum. ve kendimi işime verdim iyice.  Bu sükunet daha ne kadar devam eder bilmiyorum. Bildiğim tek şey seni çok özlediğim. Ne garip değil mi Güzel kız? İnsan kavuşmayı beklerken, beklemeyi de sevmeye başlıyor.

Sence yaşam bizi deniyor mu? Eğer deniyorsa biz onun en tecrübeli oyuncuları olmalıyız. Ben buna razıyım Güzel kız ama her öğrendiğim şey yeni bir yalnızlık getiriyor. Ayrılığın tadını öğrendim, beklemeyi öğrendim, hasretin nasıl yaşandığını öğreniyorum itirazım yok bunlara güzel kız ama bazen kendimi ıssızlığımla baş başa buluyorum. Bazen de içimdeki öksüz çocukla konuşuyorum. Kararsız ve kimsesiz çocukla…

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer